Tüplü Dalış, Genç Yetişkinlerin Ruh Sağlığını Güçlendiriyor.
11.05.2026 | Scuba Haber | Soner ErdoğanYeni bir anket sonucu, tüplü dalışın genç yetişkinlerde ruh sağlığını iyileştirdiğini ortaya koydu.
Yeni bir uluslararası araştırma, tüplü dalış ile genç yetişkinlerin psikolojik sağlığı arasında önemli bir bağlantı olduğunu gösteriyor.
Anket sonuçları, Avrupa Ruh Sağlığı Haftası (4-11 Mayıs 2026) kapsamında One Health Underwater projesi tarafından yayımlandı.
Erasmus+ tarafından finanse edilen ve Fransız Sualtı Çalışmaları ve Sporları Federasyonu, Divers Alert Network Europe ile Haute École Bruxelles-Brabant tarafından yürütülen proje; araştırma, kapsayıcılık, çevre ve sağlık alanlarını bir araya getirerek dalışın gençlerin refahı üzerindeki potansiyel etkilerini inceliyor.

Tüplü dalış; orta düzey fiziksel aktivite, doğal ortamla temas, nefes kontrolü, yoğun konsantrasyon ve sosyal etkileşim unsurları sayesinde gençlerin ruh sağlığını destekleyen yenilikçi bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
Araştırma, 18-29 yaş arasındaki 1.669 dalgıçla altı farklı dilde gerçekleştirildi. 176 sorudan oluşan anket, bilimsel olarak geçerliliği bulunan çeşitli psikolojik ölçeklere dayanıyor ve dalış alanında şimdiye kadar kullanılan en kapsamlı araçlardan biri olarak görülüyor.
Çalışma özellikle düzenli dalış yapan bireylere odaklandı. Katılımcıların yarısından fazlası ayda en az bir kez dalış yaptığını belirtirken, %77’si yalnızca tüplü dalış, %21’i ise hem tüplü hem serbest dalış yaptığını ifade etti.

Avrupa genelindeki veriler gençlerde kaygı, uyku bozuklukları, sinirlilik ve depresif dönemlerde artış olduğunu gösterirken; araştırmaya katılan genç dalgıçlarda daha olumlu bir tablo ortaya çıktı.
Katılımcılar genel olarak yüksek düzeyde zihinsel iyi oluş sergiledi. Warwick-Edinburgh Zihinsel İyi Oluş Ölçeği puanları 70 üzerinden ortalama 55’in üzerinde çıktı. Katılımcıların %80’inden fazlası kendilerini düzenli olarak neşeli, rahat, berrak düşünebilen ve yeni deneyimlere açık olarak tanımladı.

Ruh hali analizleri de bu sonucu destekledi. “Aktif”, “sakin”, “dikkatli”, “zinde” ve “rahat” gibi olumlu ifadeler; gerginlik, huzursuzluk ve sinirlilik gibi olumsuz duyguların önüne geçti. Katılımcıların %90’ından fazlası kendisini aktif hissederken, %86’sı sakin ve dikkatli olduğunu belirtti.
Araştırmaya katılanların %93’ü dalışı hayatlarında önemli bir aktivite olarak gördüğünü söyledi. Bu durum, dalışın yalnızca hobi değil; birçok genç için yaşam tarzının bir parçası hâline geldiğini gösteriyor.
Araştırmacılara göre dalışın olumlu etkileri; doğal ortamla temas, kontrollü nefes alma, sürekli dikkat, özgüven gelişimi, dalış partneriyle iş birliği ve duygusal düzenleme gibi faktörlerle bağlantılı olabilir.
Costantino Balestra şu değerlendirmeyi yaptı:
“Dalış; fiziksel aktivite, farkındalık ve duygusal düzenlemeyi bir araya getiren eşsiz bir ortam sunuyor.”
Frédéric Di Meglio ise şunları söyledi:
“Uygun koşullarda yapılan dalış, parasempatik sinir sistemini aktive ederek vücudun gevşemesine ve toparlanmasına yardımcı olur. Bu da zihinsel sağlığa olumlu katkı sağlar.”

Projenin bir sonraki aşamasında, bu yaz Fransa’da bir UCPA merkezinde düzenlenecek özel bir kamp başlatılacak. Araştırmacılar, katılımcıları uzun süre boyunca takip ederek anketler ve tükürük biyobelirteç analizleriyle dalışın etkilerini daha ayrıntılı biçimde inceleyecek.

Uzun vadede proje; özellikle dezavantajlı gençler için kapsayıcı sağlık ve spor programları geliştirmeyi, eğitim materyalleri hazırlamayı ve elde edilen sonuçları profesyoneller, politika yapıcılar ve kamuoyuyla paylaşmayı hedefliyor.
One Health Underwater projesi, tüplü dalışı özellikle kırılgan genç gruplar için güvenilir ve yenilikçi bir iyi oluş yöntemi olarak konumlandırmayı amaçlıyor. Proje aynı zamanda psikolojik dayanıklılığı, aktif vatandaşlığı ve deniz çevresine duyarlılığı teşvik etmeyi hedefliyor.


